BrainHearing
teknolojisinde yeni bakış açısı
zamanı

BrainHearing teknolojisinde yeni bakış açısını keşfedin

Hemen izle

BrainHearing

teknolojisinde yeni bakış açısı

Oticon'un yaklaşımı her zaman, beynin sesi anlamlandırma şeklini destekleyen işitme
cihazları geliştirmek oldu.

Oticon'da belirli bir yolda yürüyoruz – beyni sesi anlamlandırma konusunda destekliyoruz. Yalnızca kulaklara odaklanmak yerine, önce beyni düşünürüz. Bu, yıllardır yürüdüğümüz, odyolojide beyinle ilgili alanları keşfettiğimiz, kesintisiz bir keşif yolculuğudur. Biz buna benzersiz düşünen BrainHearing diyoruz.

En son bilimsel dönüm noktası, beynimizin tam ses ortamına erişime ihtiyaç duyduğunu net bir şekilde ortaya koydu. Beyne, etrafındaki ortamdan daha fazlasını vermemiz gerekiyor. Bu dönüm noktası, atacağımız bir sonraki adımı tanımlar – vizyonumuzu işitme bakımında öncülüğe taşıyacak ve BrainHearing teknolojisindeki yeni bakış açısını gerçeğe dönüştürecek olan adım.

Dönüm noktası:

İşitme üzerine yeni bir bilimsel araştırma, beynin doğal yolla çalışmak için tam ses ortamına erişime ihtiyacı olduğunu göstermiştir

1.

Beynin işitme merkezi

Keşfedin

2.

İşitme süreci

Keşfedin

3.

İşitme sorunundan beyin sorununa

Keşfedin

4.

Yeni bakış açısı

Keşfedin
Kapat
Daha fazla bilgi
Videoyu izle

Beynin işitme merkezi
iki alt sistemden oluşur

Bu iki alt sistem, beynin sesi anlamlandırmasına yardımcı olmak için beynin içinde birlikte çalışır:
Yönlendirme alt sistemi ve Odaklanma alt sistemi.*

 

icon_1
Yönlendirme alt sistemi

Yönlendirme alt sistemi her zaman birinci sıradadır. İşitme sırasında, tam bir ses ortamı perspektifi oluşturmak için,yapısına veya yönüne bakmaksızın, etraftaki tüm sesleri tarar. Ardından etrafımızdaki ses nesnelerine ilişkin bir genel bakış oluşturur.

icon_1-2Odaklanma alt sistemi

Odaklanma alt sistemi, insanların dinlenecek sesleri seçmelerine yardımcı olur. Etrafımızdaki ses nesnelerine ilişkin bir genel bakışımız olduğunda, anlamsız sesleri filtrelerken, odaklanmak, dinlemek veya dikkatimizi yönlendirmek istediğimiz sesleri belirlemek için odaklanma alt sistemini kullanırız.

İyi bir nöral kod,
sesin anlamlandırılmasında kilit rol oynar

Ses iç kulağa ulaştığında, beyne gönderilen bir sinyale dönüştürülür. Bu, işitme siniri aracılığıyla, beynin işitme merkezi, işitme korteksine gönderilen nöral koddur. Burada, bu nöral kodlar, yönlendirme ve odaklanma alt sistemlerinin kullanabileceği
anlamlı ses nesnelerine dönüşür.

 

icon_number_1Yönlendirme alt sistemi

Etrafta olup bitenleri belirlemek üzere ses nesnelerine ilişkin bir genel bakış oluşturmak ve sesleri ayırt etmeyi başlatmak için iyi bir nöral koda ihtiyaç duyar. Bu, beyne odaklanacağı ve dinleyeceği şeylere karar vermek için en iyi koşulları sağlar.

icon_number_2Odaklanma alt sistemi

Tam ses ortamı perspektifini tarar. Odaklanmak, dinlemek veya dikkati yönlendirmek istediği sesi belirler, anlamsız sesler filtrelenir.

İki alt sistem

kesintisiz ve eş zamanlı olarak birlikte çalışır

Beyin odaklanmayı sürdürürken aslında kendi dikkatini, saniyede dört kez ortamın geri kalanını kontrol etmek suretiyle, dağıtır. Bu, ses ortamında önemli şeyler meydana gelmesi halinde, işitme odaklanmamızın dikkati yönlendirmesine olanak sağlar.

İki alt sistem birlikte iyi bir şekilde çalışırken, beynin geri kalan kısmı ideal şekilde çalışabilir ve bu da sesleri tanıma,saklama, geri çağırma ve gerçekleşen durumlara tepki vermeyi kolaylaştırır.

Aşağıdaki grafikte belirtildiği gibi, yönlendirme alt sistemi ses ortamını tarar, odaklanma alt sistemi ise ilgi duyulan seslere odaklanır.

Sesin beyin tarafından işlenmesi, yönlendirme ve odaklanma alt sistemleri arasındaki kesintisiz bir etkileşimi kapsar. Bu, mevcut odaklanmamızın her zaman önceliklendirilmesini sağlayan kesintisiz bir işlemdir.

Continuously and simultaneously

Alt sistemlerin arkasındaki
araştırma

Kıdemli Araştırma Odyoloğu ve Doktora öğrencimiz Elaine Ng, son araştırmadaki yöntemlere ilişkin görüşlerini paylaştı.

Sınırlı ses ortamı, işitme sorununun beyin sorununa dönüşmesine neden olabilir

Beyne sunulan girdinin seviyesindeki düşüş ve işitme kaybının doğru şekilde tedavi edilmemesi çeşitli sonuçlar doğurabilir. Bunların bazıları dinleme eforu ve zihinsel yükte artış, beyin işlevinde yeniden düzenleme, bilişsel zayıflamada ve beynin hacimsel küçülmesinde hızlanmayı kapsayabilir.

 

İşitme sorunları beyin sorunlarına dönüşebilir

Beynin, gerektiği gibi çalışabilmesi için, tam ses ortamı perspektifine erişebilmesi gerekir. Buna erişilememesi beyin sorunlarına yol açabilir.

Beyin sorunları yaşam sorunlarına dönüşebilir

Doğru girdiye erişim sınırlandığında, bir işitme sorunu, hayatınızda ciddi sorunlara yol açabilir.

İşitme sorunu

beyin sorununa dönüşebilir

  1. Dinleme eforunda artış

    Ses bilgisi azaldıkça, beynin sesleri tanıması da o kadar zorlaşır. Boşlukları doldurmak zorunda kalır ve bu da daha fazla dinleme eforu gerektirir.

  2. Zihinsel yükte artış

    İnsanların ne söylediklerini ve olup bitenleri tahmin etmek zorunda olmak, beyindeki zihinsel yükü artırır ve hatırlama ve performans için daha az zihinsel kapasite kalmasına neden olur.

  3. Beyin işlevselliğinde yeniden düzenleme

    İşitme merkezinde yeterli uyarılma olmadığında, görme merkezi ve diğer duyular kompanzasyona başlar ve bu durum beynin işlevini değiştirir.

  4. Bilişsel zayıflamada hızlanma 

    Zihinsel yükte artış, uyarılma eksikliği ve beyin işlevselliğinde yeniden düzenleme, bilişsel zayıflamada hızlanmaya bağlı olup, hatırlama, öğrenme, konsantrasyon ve karar verme becerilerini etkiler.

  5. Beynin hacimsel küçülmesinde hızlanma

    Tüm insanların beyni yaş ilerledikçe küçülür, ancak beyin sesi işlediği doğal yola karşı çalışmak zorunda kalırsa küçülme süreci hızlanır.

          
Beyne sunulan ses girdisinin seviyesindeki düşüş ve işitme kaybının doğru şekilde tedavi edilmemesi çeşitli sonuçlar doğurabilir.**
Ve böylece, beyin sorunları,

yaşam sorunlarına dönüşür

  1. Sosyal izolasyon ve depresyon

    İşitme kaybı tedavi edilmeyen insanlar, karmaşık ses ortamlarıyla başa çıkamadıkları için en sonunda sosyal ortamlardan kaçmaya başlayabilirler.

  2. Demans ve Alzheimer hastalığı

    Demans riski ileri-çok ileri derece işitme kayıplarında beş kat, orta dereceli işitme kayıplarında üç kat, hafif işitme kayıplarında iki kat artar.

  3. Denge kaybı ve düşmeye ilişkin yaralanmalar

    Tedavi edilmeyen işitme kaybı, dengeyi etkileyerek, düşmeye ilişkin yaralanma riskini üç kat artırabilir.

                 
Doğru girdiye erişim olmaksızın sınırlı bir ses ortamı, yaşamınızda ciddi sorunlara yol açabilir .***

Demans
riski

Tedavi edilmeyen işitme kaybı ile demans riski ileri-çok ileri derece işitme kayıplarında beş kat, orta dereceli işitme kayıplarında üç kat, hafif işitme kayıplarında iki kat artar.

Yaşamları değiştirmek için
bakış açısını değiştirme

İşitme cihazlarının beyne doğru girdi sunmasını sağlamak için, iyi bir nöral kod sunabilmeleri ve tam ses ortamına erişebilmeleri gerekir. Yeni bakış açısını görmek için kaydırın.

Daha önceki bakış açısı

Geleneksel teknoloji doğal ses girdisini bastırır ve beyne daha düşük kaliteli nöral kod gönderir

Yeni bakış açısı

Doğal işitme sistemini desteklemenin en iyi yolu, işitme kaybı olan insanlara tam ses ortamına erişim fırsatı sağlamaktır

Ses ortamını
bastırdığınızda,
işitme sistemini bastırırsınız

Direksiyonalite, kazançta azalma, ses önceliği ve geleneksel sıkıştırma ile, geleneksel işitme cihazı teknolojisi insanların tam ses ortamına erişimini kısıtlar.

Bu kısıtlayıcı yaklaşım doğal ses girdisini bastırır ve beyne daha düşük kaliteli nöral kod gönderir. İşitme kaybını etkili bir şekilde tedavi etmek için, beyinle çalışmamız ve iki işitme alt sistemini desteklemek için beyne tam ses perspektifi sunmamız gerekir.

Geleneksel teknolojiye

güle güle deme zamanı

İşte bu yüzden iki işitme alt sistemini desteklemek için, beyinle çalışmamız ve beyne tam
ses perspektifi sunmamız gerekir

İşitme cihazları sesleri bastırırken, kulaklar beyne zayıf bir
nöral kod gönderir.

Tam ses ortamı sağlamak doğal işitme sistemini destekler

Tam ses perspektifi ve güçlü odaklanmayı sürdürme becerisi oluşturmak için, işitme cihazları her şartta, tüm anlamlı seslerin erişilebilir, net, rahatça işitilebilir olmasını sağlayabilmelidir. Bu, işitme cihazlarının beyne şifresini kolayca çözebileceği iyi bir nöral kod sunabilmelerini sağlayacaktır. Ayrıca insanlar yüksek kaliteli nöral kod ile tam ses ortamını kullanabilir.

BrainHearing felsefemizin

arkasında yatan hikaye

Beynin sesi doğal olarak işleme yolunu desteklemek için yaşamı değiştiren teknolojiler sunma yolculuğumuz.

Oticon, beynin sesi anlamlandırma şeklini desteklemek için her zaman farklı bir yol izlemiştir. Ses veya kulaklara odaklanmak yerine, önce beyni düşünürüz. Eriksholm Araştırma Merkezi ile birlikte çalışarak, yeni bilimsel odyolojik alanlar keşfettiğimiz, kesintisiz bir araştırma ve keşif yolculuğudur.

En son bilimsel dönüm noktamız, tam ses ortamı sağlamanın, en ideal şekilde çalışabilmesi için beyne sunabileceğimiz en iyi destek olduğunu göstermektedir. Bu dönüm noktası, atacağımız bir sonraki adımı tanımlar – vizyonumuzu işitme bakımında öncülüğe taşıyacak ve gerçekte BrainHearing teknolojisine yeni bir bakış açısı yaratacak olan adım.

Oticon’un BrainHearing vizyonu

BrainHearing teknolojilerimiz, beynin doğal ses işleme sürecini desteklemek ve BrainHearing teknolojisinin tarafsız bir şekilde kanıtlanmış avantajlarını sunmaya devam etmek üzere tasarlanmıştır. Zaman çizelgesi, en son yeniliklerimizin, işitme kaybının herhangi bir kısıtlamaya neden olmadığı bir dünya yaratma yönünde olduğunu göstermektedir.

Öne çıkan BrainHearing avantajları:


  • Seçici dikkatte gelişme

  • Beyin için daha fazla ses ipucu

  • Hafızadan geri çağırmada iyileşme

  • Düşük dinleme eforu

  • Konuşmayı anlamada iyileşme

Daha fazla bilgi almak istiyor musunuz?

BrainHearing hakkında çok daha fazlasını keşfetmek için ilgili broşürü okuyun veya beyaz bülteni indirin

Broşürü indir

Beyaz bülteni indir

* O’Sullivan et al. (2019); Puvvada & Simon (2017).

** 1. Pichora-Fuller, M. K., Kramer, S. E., Eckert, M. A., Edwards, B., Hornsby, B. W., Humes, L. E., ... & Naylor, G. (2016). 2. (Rönnberg, J., Lunner, T., Zekveld, A., Sörqvist, P., Danielsson, H., Lyxell, B., ... & Rudner, M. (2013). 3. Sharma, A., & Glick, H. (2016). 4. Uchida, Y., Sugiura, S., Nishita, Y., Saji, N., Sone, M., & Ueda, H. (2019). 5. Lin FR, Ferrucci L, An Y, Goh JO, Doshi J, Metter EJ, et al.

*** 1. Amieva, H., Ouvrard, C., Meillon, C., Rullier, L., & Dartigues, J. F. (2018). 2. Lin, F. R., & Ferrucci, L. (2012). 3. Lin, F. R., Metter, E. J., O’Brien, R. J., Resnick, S. M., Zonderman, A. B., & Ferrucci, L. (2011).